Çin’in Yükselişi ve Otomotiv Sektöründeki Etkileri
Çin’in hızla yükselen ekonomik ve askeri gücü, küresel denklemleri değiştiriyor. Dünya ticaretine girişi, özellikle otomotiv sektöründe büyük bir etki yarattı. Ucuz iş gücü sayesinde üretilen mallar, Batılı pazarlarda deflasyonist bir etki yaratırken, Batılı şirketlerin Çin’e yatırım yapması ve teknoloji transferi süreci hızlandırdı. Bu durum, Batılı ülkelerin sanayisini zayıflatarak Çin’e bağımlı hale gelmelerine neden oldu.
Amerika ve Avrupa’nın Çin’e Bağımlılığı
Batılı ülkeler, özellikle Almanya, Çin pazarına olan bağımlılıklarını giderek daha fazla hissetmeye başladı. Çin’in ekonomik ve askeri gücünün artmasıyla ortaya çıkan bu bağımlılık, özellikle Covid-19 döneminde tedarik zincirlerinin kesilmesiyle ağır bir şekilde hissedildi. Çin’in iç pazarının büyüklüğü ve karlılığı, Batılı şirketler için çekici olsa da, bu durum uzun vadede sanayi dengelerini ciddi şekilde etkiliyor.
Avrupa’da Yeniden Sanayileşme Çabaları
ABD ve AB ülkeleri, Çin’e olan bağımlılıklarını azaltmak için çeşitli adımlar atıyor. Ancak özellikle otomotiv sektöründe Tesla gibi ABD’li şirketlerin ve Çinli BYD gibi şirketlerin öne çıkmasıyla, Avrupa’nın rekabetçiliği zorlanıyor. Elektrikli araçlar, bağlantılı araçlar ve otonom taşımacılık konularında Avrupa’nın geride kaldığı görülüyor.
Türkiye’nin Pozisyonu ve Geleceği
Türkiye, otomotiv sektöründe Avrupa’ya bağlı bir ülke konumunda. Ancak artan küresel rekabet ve değişen dünya düzeni, Türkiye’yi de etkiliyor. Türkiye’nin, kendi iç pazarını güçlendirerek yerli üretime destek vermesi ve dijitalleşmeyi teşvik etmesi gerekiyor. Türkiye, yeni dünya düzeninde doğru adımları atarak küresel rekabette avantaj elde edebilir ve örnek bir mobilize ekosistem oluşturabilir.