KOAH’ta sigara dışı etkenler de riski artırıyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Kamran Aliyev, yemek dumanı gibi etkenlerin hastalığa yol açabileceğini belirtirken, balon tedavisinin umut vadeden bir yöntem olduğunu açıkladı.
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ilerledikçe nefes darlığının günlük yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabileceğini belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Kamran Aliyev, ilaç tedavisi, solunum rehabilitasyonu ve uygun hastalarda uygulanan balon tedavisinin hava yollarındaki darlığı azaltıp yaşam kalitesini artırabildiğini ifade etti.
Sigaranın KOAH için önemli bir risk faktörü olduğunu ancak biyoyakıt ve yoğun yemek pişirme dumanı gibi etkenlerin de hastalığın gelişimine neden olabildiğini kaydeden Aliyev, hastaların en önemli şikayetinin giderek artan nefes darlığı olduğunu ve zamanla günlük aktivitelerin bile zorlaşabildiğini belirtti.
KOAH tedavisinin temelini ilaçlar, sigaranın bırakılması ve solunum rehabilitasyonunun oluşturduğunu söyleyen Aliyev, bazı hastalarda bu tedavilere rağmen nefes darlığının devam ettiğini ve bu durumda girişimsel yöntemlerin değerlendirilebildiğini aktardı.
Balon tedavisinin bronkoskop adı verilen ince bir kamera sistemiyle ağız veya burundan girilerek gerçekleştirilen bir işlem olduğunu anlatan Aliyev, daralmış hava yollarına ulaşıldığında özel tasarlanmış balonlu kateterin şişirilerek bronşlarda mekanik genişleme sağlandığını açıkladı. Balonun yüzeyindeki özel doku sayesinde bronş iç yüzeyindeki hasarlı ve kalınlaşmış dokunun aspire edilerek hava yollarındaki tıkanıklığın azaltılmaya çalışıldığını ekledi.
Tedavinin amacının hava yollarındaki daralmayı azaltarak hastanın daha rahat nefes almasını sağlamak, egzersiz kapasitesini artırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu vurgulayan Aliyev, uygun hastalarda işlem sonrasında nefes darlığında belirgin azalma ve günlük aktivitelerde rahatlama görülebildiğini söyledi.
Balon tedavisinin her KOAH hastası için uygun olmadığını belirten Aliyev, yöntemin ayrıntılı solunum fonksiyon testleri, görüntüleme belirtileri ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek seçilmiş hastalarda uygulandığını ve tedavi kararının göğüs hastalıkları ile göğüs cerrahisi uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]