Türkiye ekonomisi 24 çeyreklik kesintisiz büyüme serisini sürdürdü. Bu dönemde bilgi ve iletişim sektörü yüzde 58’lik büyüme ile lokomotif oldu.
Türkiye ekonomisi, küresel değişkenlere rağmen 24 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme sergileyerek dikkati çekti. Ekonomi, 2020’nin ikinci çeyreğindeki yüzde 10,1’lik daralmanın ardından hızla toparlanarak pozitif büyüme eğilimine girdi.
Yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü. Cari fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) tahmini, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya ulaştı. Bu değer, dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak kaydedildi.
Türkiye ekonomisi, 2020’nin üçüncü çeyreğinden bu yana her çeyrekte pozitif büyüme göstermeye devam etti. Bu süreçte, özellikle bilgi ve iletişim sektörü öne çıktı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre bu sektör, en hızlı büyüyen alan oldu.
Salgın sonrası hızlanan dijitalleşme, telekomünikasyon, yazılım ve dijital hizmetlere olan talebi artırdı. Bilgi ve iletişim faaliyetleri, bu dönemde kümülatif olarak yüzde 58’lik bir büyüme kaydetti. Sektörün ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 9,7 ile genel ekonomik büyümenin üzerinde gerçekleşti.
Bilgi ve iletişim sektöründeki bu yüksek büyüme, salgın sonrası dijitalleşme, uzaktan çalışma altyapısına yapılan yatırımlar, e-ticaretin yaygınlaşması ve telekomünikasyon ile yazılım hizmetlerine yönelik talep artışıyla ilişkilendirildi. Bu performans, aynı dönemde ekonominin genelinin kaydettiği yüzde 52’lik büyümeyi geride bıraktı.
Diğer sektörlerde ise tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 3 ile sınırlı bir büyüme gösterirken, inşaat yüzde 13,5, finans ve sigorta sektörü ise yüzde 14’lük performans sergiledi. Sanayi sektörü, yüzde 23’lük artışla genel büyüme ortalamasının biraz altında kaldı.
Büyümenin harcama yöntemine göre hesaplanan bileşenleri, iç ve dış talep dinamiklerine ışık tuttu. Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,5 arttı. Bu durum, Türk ekonomisinin kesintisiz büyümesinde iç talebin gücünü koruduğunu gösterdi.
Devletin nihai tüketim harcamalarında yüzde 1,8’lik bir azalma yaşanırken, gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 oranında arttı. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 oranında azaldı.
İş gücü ödemeleri söz konusu dönemde yüzde 36,7, net işletme artığı ve karma gelir ise yüzde 38,7’lik bir artış gösterdi. İş gücü ödemelerinin GSYH içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 38,3’ten bu yıl yüzde 38,1’e düşerken, net işletme artığı ve karma gelirin payı yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]