Gaziantep’te sağlık kabininde yapılan iğne sonrası hayatını kaybeden 5 çocuk annesi Sultan Sever’in ölümüne ilişkin davada sanıklar hakkında tutuklama kararı çıktı. Mahkeme, dosyanın Adli Tıp’a gönderilmesine hükmetti.
Gaziantep’te öksürük şikayetiyle gittiği sağlık kabininde yapılan iğne sonrası fenalaşarak hayatını kaybeden 5 çocuk annesi Sultan Sever’in ölümüne ilişkin davada tutuklama kararı çıktı. Olay, 30 Mayıs 2026 tarihinde Gaziantep’te yaşandı.
İddiaya göre, 45 yaşındaki Sultan Sever, öksürük şikayetiyle bir sağlık kabinine başvurdu. Burada yapılan iğnenin ardından Sever fenalaştı ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Sever hayatını kaybetti.
Hayatını kaybeden Sultan Sever’in eşi Mustafa Sever, olay günü eşinin sadece öksürük şikayetiyle sağlık kabinine gittiğini ve başka bir rahatsızlığının bulunmadığını belirtti. Sever, eşine art arda üç iğne yapıldığını öğrendiğini ve olay yerine gittiğinde eşinin yerde yattığını ve şişmiş olduğunu ifade etti.
Mustafa Sever, Adli Tıp Kurumu raporunun da ölüm ile yapılan iğne arasındaki bağlantıyı ortaya koyduğunu öne sürdü. Eşinin ölümünde ihmali olanların cezalandırılmasını talep etti. Sultan Sever ile birlikte hastaneye giden oğlu Ali Sever ise ambulansın geç çağrıldığını iddia etti. Ambulansın yaklaşık yarım saat sonra arandığını belirten Ali Sever, annesinin bilinci kapalıyken oksijen tüpü verildiğini ancak kendine gelmediğini söyledi.
Davanın ilk duruşmasında savunma yapan sanık Ayşe E., ebelik lisans mezunu olduğunu ve iş ararken sanık Ömer A. tarafından sağlık kabininde işe alındığını anlattı. Olay günü Sultan Sever’in annesinin cenazesi olduğunu ve kendisini iyi hissetmediğini söylediğini aktardı. Ayşe E., Sever’e Avil ve Dekort ilaçlarını karıştırarak iğne yaptığını, ardından fenalaşması üzerine Prednol adlı kortizonlu iğneyi uyguladığını belirtti.
Ambulansı aradığını ve nabzı düştüğü için adrenalin uyguladığını ifade eden Ayşe E., daha sonra Ömer A. ile telefonla görüştüğünü söyledi. Karakola ifade vermeye gittiği sırada Ömer A.’nın kendisini arayarak ruhsatsız işletme olduğunu ve yalan ifade vermesi gerektiğini söylediğini iddia etti. Kendisinin korktuğu için Ömer A.’nın telkinleri doğrultusunda yalan ifade verdiğini ancak mahkemedeki ifadesinin doğru olduğunu belirtti.
Mahkeme heyeti, Sultan Sever’in hastaneye kaldırılmasının ardından yapılan müdahaleler ve uygulanan ilaçlara ilişkin hastaneden kayıtların temin edilmesini kararlaştırdı. Hastane kayıtları ve diğer belgeler ışığında, kusur durumunun ve ölüm ile olay arasındaki illiyet bağının belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine hükmedildi.
Sanık Ömer Aslan’ın üzerine atılı suçun niteliği, kuvvetli suç şüphesi, kaçma tehlikesi ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanık Ayşe E.’nin ise üzerine atılı suçun niteliği, cezanın alt ve üst sınırları, henüz toplanmamış deliller ve tefrik edilen dosya kapsamında savunmasının alınmamış olması gerekçeleriyle tutuklanmasına hükmedildi. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi ve raporların beklenmesi amacıyla ertelendi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]